Peynir

En küçüğüyüm evin ben, böyle bir kargaşa, kalabalığın içinde büyüdüm. Annem sepet gibi yanında taşır beni, çarşıya pazara, konuya komşuya beraber gideriz. Peynir çok seviyordum ben, her peyniri de beğenmiyordum. Nasıl başladı bilmiyorım. Annem peynir tatma işini bana yaptırmaya başladı bir zaman. “Bizim evin peynircisi küçük kızımdır” der, insanlar bıçağın ucundaki peyniri bana verirler. Beğendiğim alınır, yüzümü buruşturduğumdan vazgeçilir. Yıllar yılı böyle devam etti bu mesele. Bende peynirden çok iyi anladığıma dair sarsılmaz bir kanaat oluştu.
Geçen yaz İstanbul’a gittiğimde, marketteyiz yine annemle, yine aynı sahne. Annem, peyniri kesen kişiye “bizim evin peynir gurmesi odur” deyip beni gösterdi. Gurme kelimesi yoktu benim çocukluğumda, duyunca bunu artık bu işte fenafillah mertebesine ermişim gibi geldi. Oysa… Benim anladığım falan yok peynirden, bazı tür peynirleri çok seviyorum, öbürlerini sevmiyorum! Bütün anlayışım bu, meseleyle ilgili. İyi oldu böyle ama, bir şeyi çok iyi yapmış oldu annem, sonra ben de inandım o yaptığına.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 36 other followers