Türkiye’nin ilk kadın fotoğrafçısı olduğu, neye dayanarak söyleniyor bilmiyorum. Yıldız Moran Arun’un bu türden iddiaya hiç ihtiyacı yokmuş, çünkü bu tanıtım onun ne kadar güzel fotoğraflar çeken biri olduğu gerçeğini ister istemez perdeliyor. Yukarıdaki fotoğraf kendi sureti. Kimin çektiğini bilmiyorum. Burdaki gülüşü, beni de her defasında güldürüyor. Ne kadar tekinsiz bir kadın yüzü ve ifade. Ne diyeceğini bilmiyoruz iki saniye sonra, zira olmadık birşeyi de her en yapmaya hazır sanki. Bu kadar muzip bir yüz, bu tahminlerimin tersi bir mizacı yansıtıyor olamaz. Kabul etmiyorum.
Şurada, birtakım bilgiler var Yıldız Moran Arun hakkında. 1950-62 arasında fotoğraf çekmiş. Sergileri de var, anlaşılan azımsanmayacak bir şöhreti de. Sonra ne oluyor, nasıl oluyorsa bırakıyor fotoğrafçılığı. İlk öğrendiğimde çok içerlemiştim fotoğrafı bırakmasına, şimdi alışabildim biraz. Kimin neyi nasıl, ne kadar güzel yaptığıyla ilgili konuşmak gerekmez ya bazen, hatta susmak gerekir. Arun’un “kerameti kendinden mennkul” fotoğraflarından iki örneğini de ekliyorum aşağıya.
(Hamiş:Hiç tanımadığım Yıldız Moran Arun’u, çok güzel fotoğraf çeken başka bir kadın sayesinde tanıdım, musmusland diyarından Duygu sağolsun. Şimdi bunları yazarken fark ediyorum benzerliği. Duygu’nun fotoğrafları da üzerlerine lakırdı kaldırmayacak türden oluyor hep, bakın mutlaka)



başka fotuğrafları yok muymuş? çok güzelmiş.
yamyam, verdigim o facebook linkinde var daha birseyler. Onlar disinda ben de bilmiyorum, mutlaka vardir. Bu sene Bienal sergilerinden biri Yildiz Hanim’inmis, biz de bu sayede ogrenebildik varligini.
evet varmış, facebook’u görünca kapadım otomatikman. Çok çok güzelmiş hakkaten fotoğraflar. 14.üyle 30.uya ayrıca bakakaldım.